Pazartesi, Kasım 25, 2013

HİÇ Mİ İÇİN SIZLAMIYOR?
Ne güzeldik bir arada
Artık dağlar var arada
Sen orada ben burada
Hiç mi için sızlamıyor

Kime kandın, kime uydun
Ayrılığa gerek duydun
Sen bu aşka nasıl kıydın
Hiç mi için sızlamıyor

Neye yarar hatıralar
İnsan bir hâl hatır sorar
Yâr! Canıma kastın mı var
Hiç mi için sızlamıyor.
19-Ekim 
Beste: Talat Er
Makam: Hicaz
İcra: Armağan Yenice

Pazar, Ekim 27, 2013

VASİYET
Mermer, taş yaptırmayın, toprak kalsın mezarım
Güller zambaklar ekin göğsümün üzerine
Geldiğini bileyim...Baharın, sonbaharın
Yağmur damlacıkları süzülsün gözlerime

Her gün kuş sesleriyle dolmalı sabahlarım
Yoksa o yalnızlıktan, o sükûndan korkarım
Madem ki bitmeyecek o yerde akşamlarım
Bari bir ay ışığı düşsün gecelerime

Bilirsiniz:ben aşkın, musıkinin, doğanın,
Âşığıyım, beni hep güzelliklerle anın
Varsa eğer sizleri üzen hâtıralarım
Gömüverin karanlık gecelerin birine

Ah! Ne günler geçirdik muhabbetler içinde
Mey içer, meşk ederdik, saatlerin üçünde
Ey dost! Beni hatırlar gelirsen: başucumda
Bana bir hüzzam oku, bir fatiha yerine.
Nadide Gürpinar

29-Eylül..
YAPRAK DÖKÜMÜ
Dalından düşüyor bir bir yapraklar
Kara kucağını açmış topraklar
Ne yazık gidene çare olmuyor
Ardından çekilen ahlarla vahlar
N. Gürpınar
29-Eylül-2013-Güre

Kar mı kaplı yollar, dağlar mı kat kat
Gelirim demişti, gitti gelmiyor
Hani sorulmazdı âşık'a Bağdat
Demek ki şarkılar yalan söylüyor
Nadide Gürpinar
28-Eylül-2013. Güre
BEYLER!
Şiirlerim onu yazar
Şarkılarım onu söyler
Benden size hayır gelmez
Benim gönlüm dolu beyler

Kırk yılda bir buldum onu
Canımdan çok sevdim onu
Ne olursa olsun sonu
Benim gönlüm dolu beyler

Gözlerimi dağladım
Ona gönül bağladım ben

Ondan başka yâr istemem
Benim gönlüm dolu beyler

Haydi gidin işinize
Düşemem ben peşinize
Mutluluklar hepinize
Benim gönlüm dolu beyler
Nadide Gürpınar
21-Eylül-2013-Güre

Beste: Şehriban Kasapoğlu
Makam: Karcığar

Cuma, Ağustos 23, 2013

Ve yine
Saat
Sabahın 6'sı
Bir elde sigara
Bir elde bade
Yetiş ey gamze yetiş imdade
21-2013-Güre
KAYGISIZ
Çamaşır yıkanacak
Bulaşık yıkanacak
Kir pas içinde köşe bucak
Saç baş perişan
Üst baş perişan
Ben perperişan
Bir köşeye çekilmiş
Sana aşk şarkıları söylüyorum.
20-8-2013-Güre

Kaç yerinden delip geçtim geceyi
Yokluğuna kavuşmaktan  yoruldum
Be hey zalim bir satırcık bir şey yaz
Şarkılarla konuşmaktan yoruldum.
19-8-2013-Güre

Cuma, Kasım 23, 2012

MUTLULUĞU YANLIŞ YERDE ARADIK
Derde derman olur sandık bu çağı
Çarşı pazar dört bir yanı taradık
Didik didik ettik köşe bucağı
Mutluluğu yanlış yerde aradık
                   *
Varolmanın kıymetini bilmedik
Gönüldeki derinliğe inmedik
Uzak mıydı iç dünyamız? Görmedik
Mutluluğu yanlış yerde aradık
                     *
Şekle baktık! Aklı rafa kaldırdık
Dünyamızı yalanlarla doldurduk
Gerçek aşkı sahtesiyle öldürdük
Mutluluğu yanlış yerde aradık
           2004 * Temmuz -Akçay..
Beste: Talat ER*  Makam Şevkefza..TRT..
                      
GÖNÜL HER YAŞTA SEVER
Benden geçti demesin
Hiç değilse denesin
Yeter ki niyet etsin
Gönülher yaşta sever
             *
Duy kalbinin sesini
Kır gönül kafesini
Geçmez aşkın mevsimi
Gönül her yaşta sever
             *
Ne var sanki yaşında
Bak bunca dert başında
Kırkında altmışında
Gönül her yaşta sever
              *
Çekilir mi bu tasa
Sevgi sevda olmasa
Var mı gönüle yasa
Gönül her yaşta sever
                1986* mersin
                 Beste: Şehriban Kasapoğlu
                 Nihavent

HÜSEYNÎ ŞARKI..
Dökülen gözyaşımda bir günahın yok senin
Bu sevdada bir suçlu varsa billahi benim
Bırak ben ağlayayım sen gül artık güzelim
Bu sevdada bir suçlu varsa billahi benim
                                      1986 * MERSİN
                                          Beste: Mustafa Coşkun
                                          İcra: Ümit Koroğlu ( TRT)
                                 
MAYDANOZ
Tek seni beni değil yıldırmış alayını
Ne dersini vermişler ne ağzının payını
Sanırım her konuya maydanoz olsun diye
Tanrı gevşek bırakmış çenesinin yayını
                                     2009*mart
                                            Mersin

Pazartesi, Kasım 19, 2012

Salı, Ağustos 21, 2012



     KİŞİLİK
Be kardeşim boşuna basma beni bağrına
Ben ki paraya pula tapanlardan değilim
Üç kuruşluk çıkarın getirisi uğruna
İnsana katakulli yapanlardan değilim
                      -----
Gözüm yok hiç kimsenin ekmeğinde aşında
Bencillik beleşçilik kişiliğim dışında
Üç beş avanta için dost kapısı başında
Nizamiye nöbeti tutanlardan değilim
                      -----
Ne mal mülk  canlısıyım, ne ün meraklısıyım
Ben kendi inzivamın sükûnunda saklıyım
Kazdağlarından öte yurtlara yasaklıyım
Hayatın hırgür'üne batanlardan değilim
                     -----
Gerçeğini gördüm ben can vermede güçlüğün
Ve nasıl gittiğini bir gecede gençliğin
Adamım Neyzen gibi peşindeyim hiçliğin
Dünyayı yağmalayıp yutanlardan değilim
                      -----
Anlayıp dinlemeden daha işin aslını
Örtbas etmeye kalkma olayların üstünü
Hiç tereddüt etmeden: onca yıllık dostunu
Dün gördüğü şeytana satanlardan değilim
                                        devamı var

Pazar, Temmuz 15, 2012

"Yokluğunuzu hissetmeyeni,
                  varlığınızla rahatsız etmeyin"
                                        Bob Marley

YATILI YAZ MİSAFİLERİ'ne
 Ve  ÇAT KAPICILAR'a
       E-POSTA
Size hizmet edecek halde miyim  bir bakın?
Ordu gibi üstüme gelmeyin  akın akın
Gidin Allah aşkına beni rahat bırakın
Beşyüz'üne merdiven dayadı artık yaşım
                        -----                  
Yetmez gibi çektiğim evdekinin elinden
Bana ne elalemin veledinin dölünden
Ben vazgeçtim sabreden dervişin ödülünden
Benim yaşamak için telaşım var! Telaşım
                        -----
Bütün bir kış evdeyim...Benim de bir yazım var
Üstelik hem fiziksel, hem ruhsal arazım var
Arsıza duyarsıza ezelden garazım var
Taktım mı taşlamayla kalmaz benim dalaşım
                    -----
Kendi keyfiyetinin  hesabını yapanlar
En özel alanımı eyvallahsız kapanlar
Hafta sekiz gün dokuz beynimde tur atanlar
Ne zaman dinlenecek söyler misiniz başım?
                    -----
Saatleri kendine ayarlayıp gelenler
Sabahın kör vaktinde uykumuzu bölenler
Bu huzur bozanlar mı sahi bizi sevenler?
Kargalar bile güler...Duydun mu arkadaşım?
                      -----
İncelikle verdiğim tepkiyi tınmayanlar
Anası danasıyla çat kapı damlayanlar
Şu ahir zamanımın kemirgeni yamyamlar!
Ne böyle dost isterim, ne de böyle paylaşım
                      -----
Henüz daha inmeden ayaklarımın şişi
Biri uğulanırken , ağırlanır üç-beşi
Dış kapının mandalı: kızı kızanı keşi
Derken tuzla buz olur tuzla buz sabır taşım
             
Dank etmediyse eğer kafanıza taşlarım
Sanmayın ki bir daha sizleri  pışpışlarım
Billahi topunuzu topyekûn kışkışlarım
Siz misiniz sadece ? Yok mu başka uğraşım?
                        -----
Bir yaşlı köpeğim var! Hayatının sonu da...
Düşünmek zorundayım kendim kadar onu da
Bir yere hapsedemem katıyım bu konuda
Derdim dahilinde mi korkunuzla savaşım?
                       ------
Seneye afakanlar basarsa içinizi
Ya rota değiştirin,ya bakış açınızı
Gidin başka sahilde gezdirin kıçınızı
Kapsama alanından çıkmıştır bu ulaşım
                    -------
Şimdi naş naş demeden vınlayın kuzu kuzu
Kara listeye aldım çoktan pek çoğunuzu
Kesin artık benimle her türlü bağınızı
Yoksa bir mi sandınız sizinkiyle kumaşım?
                          ***   - Güre -                                                                                                                                  

Pazar, Temmuz 08, 2012

.BAHÇEMİN OTLARI...
Sana ne ki be adam! Sen kendi işine bak
Önce şom ağzındaki çürümüş dişine bak
İllaki birşeylerden şikayet edeceksen
Dam üstünde saksağan alkolik komşuna bak

Çarşamba, Haziran 13, 2012

     NİLÜFER                                         
 Sahipsiz göllerde bir nilüferdim
Sevdalı sulara serdim kendimi
Dağ rüzgârlarından türküler derdim
Doğanın ritmine verdim kendimi.

Çarşamba, Ocak 19, 2011

SAKSAĞAN & ŞAHAN
Erkine güvenen erkek saksağan
Kafayı komşunun kuşuna takmaz
Kınalı kekliğe dadanan şahan
Kocamış eşeğin leşine sarkmaz.
                                2000- nisan
                                akçay

Salı, Aralık 28, 2010

KÖR HAHAMIN KUŞU (konuşuyor)
Bir sadakat engeline takıldım
Dertli başım boş mu kaldı? Sami Bey!
Tam otuz yıl aynı yere çakıldım
Gelmediğim tuş mu kaldı? Sami Bey!
                         *
Heder oldum hüthüt gibi hütmekten
Sabah akşam hatır gönül gütmekten
Kör hahamın helâlini dürtmekten
Haramîlik düş mü kaldı? Sami Bey!
                         *
Ben de şaştım nerden nasıl ürettim
De habire çoluk çocuk türettim
Gençliğimi bu uğurda körelttim
Böyle sersem kuş mu kaldı? Sami Bey!
                         *
Haltettim de eylemimden caymadım
Şu üç günlük hayatımla oynadım
E tipinden F tipini boyladım
Kaldıracak baş mı kaldı?Sami Bey!
                         *
Gücüm mü var sağa sola sapacak?
Eğe eğe boynum koptu kopacak
Şu dünyada bana artık yapacak
Çişten başka iş mi kaldı? Sami Bey!
                         *                        
Düşman bile yapmaz böyle kıyımı
İte kaka çıkardılar suyumu
Çoktan tamamladım geri sayımı
Bir geldik de, beş mi kaldı? Sami Bey!
                       *
Hayal oldu Sabahat de, Zuhal de
Kaç dişiyi cezbederim bu halde?
Can çekildi en önemli mahalde
Düşülecek peş mi kaldı? Sami Bey!
                       *
Davacıyım Sadık denen caniden
Ne istedi el kadarcık fâniden
Çağlayanım çöle döndü aniden
Gözde damla yaş mı kaldı? Sami Bey!
                        *
Sayenizde dile düştüm açıktan
Haberin yok içimdeki göçükten
Şu Nadide dediğiniz kaçıktan
Yemediğim taş mı kaldı? Sami Bey!
                                    2000* şubat
                                          akçay
                           

Pazar, Ekim 17, 2010

YEDİTEPELİLER!
Yatın kalkın şükredin
Fatih Sultan Mehmet'e
Fink atın, hora tepin!
İstanbul yedi tepe
Kullanın tepe tepe!
                   2007*aralık
                        güre
         TELEMESAJ
Gecenin ikisinde, sabahın sekizinde
Katlanmak için artık ne gencim, ne de zinde
Lütfen haddi aşmasın dostsa eğer dostlarım
Nezaket gösterirken kendi öz çocuklarım.
                                            2006*ekim
                                              güre

Cuma, Ekim 15, 2010

  BUNALIM  
Ben de şu dünyanın nârına yandım
Sayısı bellisiz yaralar aldım
Şimdi bir köşede çaresiz kaldım
Acım var! Ne gücüm, ne ilacım var
Benim mucizeye ihtiyacım var.
                 -------
Evlere barklara sığamıyorum
Kâbuslar içinde uyanıyorum
Canımı atacak yer arıyorum
Acım var! Ne gücüm, ne ilacım var
Benim mucizeye ihtiyacım var
                   -------
Düşman bir taraftan, dost bir taraftan
Ağzımın payını aldım hayattan
Cenneti görmeden düştüm sırattan
Acım var! Ne gücüm, ne ilacım var
Benim mucizeye ihtiyacım var
                   -------
El atmış bağrıma bir kere felek
Boşuna felekten şifa beklemek
Yarama ne merhem, ne neşter gerek
Acım var! Ne gücüm, ne ilacım var
Benim mucizeye ihtiyacım var
                           2005*kasım
                        hisarönüköyü-marmaris